Beğeniriz, beğenmeyiz, iş görür, görmez kişiden kişiye değişir; fakat bir iş hukuku düzeneği var. Üzgünüm kendisine ajans başkanı dedirten kişiler, sizin ajanslarınızda da var. Var olması gerekli yani. Ajans başkanı deyince ne kadar tumturaklı, havalı geliyor değil mi kulaklara? Değil Bir sanayi ustasından daha az iş hukukuna uyan, yanında çalıştırdığı stajyerden daha az bilgisi olan, zamanında kaderin cilvesiyle ya mirasa konmuş, ya da parayı bir yerlerden vurup da açtığı ajansının “haliyle” başkanı olmuş kişilerdir onlar. Dışarıdan baksan fors o biçim. Lüks arabalar, dilde sonradan öğrenilmiş bir İstanbul türkçesi Fakaaat, yanında çalışan bir iki çokça yalaka, az biraz iş bilen, sırtındaki yükü hafifletenler dışında, diğer emek veren çalışanlarıyla (ki asıl okulunu okumuş, o yollara dişiyle tırnağıyla gelmiş kişilerle) iletişim kurmaktan aciz İstanbul Türkçelilerdir onlar Yine sorsan bu para babaları, iş erbapları (!) her şeyi kusursuz yaparken, aslında kusurdan görün...
Bilişimden, Tarihten ve Reklamcılıktan geçmiş bir eğitim kafası; haricinde siz düşünün bu kafadan çıkacak yazıları...:)